DİJİTAL VERNİSAJ
Eserler arasında kendi ritminizde dolaşın; her oda başka bir bakış aralığı açar.
KÜRATÖR FLANEUSE MAG
15 EYL 2026 → 22 EYL 2026
Bir odayı seçtiğinizde tur, o bölümün ilk eserine taşınır.
KÜRATÖR Flaneuse Mag
15 Eyl 2026 → 22 Eyl 2026
Kent büyürken doğa geri çekilir. Beton yükselir, toprak küçülür. İnşaat makineleri çalışır, eski olan yıkılır ve yerini yeni yapılara bırakır.
Eren Kara’nın pratiği, tam da bu dönüşümün içinde ortaya çıkan gerilime bakar: insan ile doğa, kent ile yaşam, yıkım ile yeniden var oluş arasındaki kırılmaya.
Beton bloklar, inşaat makineleri ve yıkım imgeleri; modernleşmenin ve kontrolsüz kentleşmenin sert yüzünü temsil eder. Bu mekanik dünyanın içinde beliren ayçiçekleri ise başka bir ihtimali işaret eder. Işığa yönelen, en sert yüzeylerin arasından dahi kendine bir yol açabilen yaşamı.
Burada yıkım yalnızca bir son değildir. Aynı zamanda dönüşümün başlangıcıdır.
Çünkü doğa yok olmaz; biçim değiştirir. Çünkü yaşam, kendisine açılan en küçük boşluktan bile yeniden filizlenebilir.
Ayçiçeği bu nedenle yalnızca bir çiçek değildir. Karanlığın karşısında ışığı arayan, betonun içinde yaşamı savunan ve kırılganlığın içinden direnci görünür kılan bir semboldür.
Eren Kara’nın işleri, insanın doğayla kurduğu ilişkinin giderek uzaklaşmasını sorgularken, bu kopuşun içinde hâlâ mümkün olan bir karşılaşmayı arar. Kentin sertliği ile doğanın canlılığı arasındaki gerilim, eserlerde bir çatışmadan çok bir dönüşüm alanına dönüşür.
Yıkım ile umut aynı yüzeyde buluşur. Doğa ile kent aynı kadrajda var olur. Kırılganlık, direncin başka bir biçimine dönüşür.
Belki de mesele, yıkımdan sonra ne kaldığı değildir.
Asıl mesele, yıkımın içinden neyin yeniden büyüyebileceğidir.