Flaneuse
AKIŞSANATÇILARRÖPORTAJLARSERGIDERGI
AKIŞSANATÇILARRÖPORTAJLARSERGIDERGI
about
← Tüm röportajlara dön
Sanatçı Profili →
The Forum — Röportaj

Alara Başar ile Beynin İçindeki Steril Düzen: "Geri Dönüşlerde Önce Bir Gerginlik Hissediliyor"

Sanatçı mısınız?

Her zaman öne çıkaracağımız yeni yetenekler arıyoruz. Portföyünüzü editoryal ekibimize gönderin.

Flaneuse

Sanatçı röportajları, küratöryel yazılar, dijital sergiler ve bağımsız editoryal dosyalar sunan iki dilli çağdaş sanat platformu.

  • HAKKIMIZDA
  • GİZLİLİK POLİTİKASI

© 2026 FLANEUSE MAG. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

KULLANIM KOŞULLARI

İnsan Yaratımları serisiyle yapay zeka, 3D ve dijital imge algısını sorgulayan Alara Başar, Flaneuse Magazine’e konuk oluyor. Geleneksel resmin kurallarından yeni medyanın akışkanlığına uzanan bu söyleşi, sanattaki tamamlanmamışlık hissini, steril beyaz odaların ardındaki zihinsel düzen arayışını ve izleyicide uyanan o tekinsiz gerginliği masaya yatırıyor.

26 Haziran 2026Alara Başar
Alara Başar ile Beynin İçindeki Steril Düzen: "Geri Dönüşlerde Önce Bir Gerginlik Hissediliyor"
Interview — Alara Başar
(01) SanatçıAlara Başar
(02) Detaylar
June 26, 2026
IntervıewNew MedıaDıgıtal ArtAI-HumanVıdeo Art
(03) Paylaş

1. Kendinizden biraz kısaca bahsedebilir misiniz?

Ben Alara, 1998 yılında Sakarya’da doğdum. Lisede Grafik Tasarım ve Fotoğrafçılık bölümünden mezun oldum. Lisans ve Yüksek Lisans eğitimimi Düzce Üniversitesi Resim Bölümü’nde tamamladım. Şu an Yeni Medya üzerinden çalışmalar üretiyorum.

2. Sanatsal olarak tarzınızı biraz tanımlar mısınız?

Sanat üretimlerimde daha önce resim ve fotoğraf üzerine çalışmalar ürettim. Son dönemde bilgisayar teknolojilerini (3D, Yapay Zeka vb.) kullanarak fotoğraf ve video çalışmaları üretiyorum.

3. Sanat bir kaçış yolu mu yoksa daha çok bir ifade biçimi mi?

Bu bence tamamen kişiye bağlı; bir şeylerden kaçmak için üretimler yapıyorsa bir kaçış yolu olabilir. Ama bu da başlı başına bir ifade biçimi.

4. Hiçbir zaman tamamlanmadığını hissettiğiniz bir işiniz oldu mu? Yoksa “tamamlanmış” bir eser nasıl olmalı?

Yeni medya sanatına geçiş yaptığım dönemde bazı işlerim bitmemiş gibi hissettiriyordu ama bu metin veya ifade olarak değil, teknik olarak bir "bitememişlikti." Kendi kendime bu tekniği de geliştirerek artık tamamlanmamışlıkları tamamlayabiliyorum.

5. Geçmişte size ilham veren biri var mıydı? Belki bir dost, öğretmen, aile...

Geçmişte de oldu, hâlâ da oluyor. Tek bir isim söylemek, fark etmeden ilham aldığım kişilere haksızlık olabileceği için isim vermek istemiyorum. Birçok şeyden ilham alabiliyorum.

6. Sanatınızı yaratırken yalnız kalmayı mı tercih ediyorsunuz?

Çoğu zaman üretirken yalnız kalmayı tercih ediyorum. Bu birçok şeyde de böyle; bazen kalabalık içinde çalışmayı sevdiğim zamanlar da oluyor ama o tamamen kendimi resetlemek için yaptığım bir şey. Yalnız çalışınca çok daha rahat oluyorum.

7. Yaşamınızdaki herhangi bir dönem, sanatsal perspektifinize yeni bir bakış açısı kazandırdı mı? Mesela bir ilişki ya da bir seyahat?

Kapattığımı sandığım geçmiş bir dönem şu anki üretimlerimde çok büyük rol oynuyor. Çok kısa bir an da bakış açısı kazandırabiliyor, çok eskiden gömdüğünü düşündüğün bir şey de. Bunu bir ilişki veya bir seyahat altında küçültemem.

8. Son zamanlarda sizi etkileyen bir film ya da kitap oldu mu? Sanatınızı nasıl etkilediğini düşündünüz mü?

Şu sıralar Pluribus adlı diziyi severek izliyorum. Çalışmalarımı henüz etkilemedi ama etkileyeceğini düşünüyorum. Onun dışında Jarand Herdal’ın Cadaver filmi ve Pedro Almodóvar’ın The Human Voice isimli filmini görsel açıdan çok beğeniyorum ve üretimlerimi etkilediğini biliyorum.

9. Resimle ilgili öğrendiğiniz en tuhaf şey ne oldu?

Tuhaf değil ama resimle ilgili sonradan öğrendiğim şey, o kadar kuralcı olmanın gerekmediği. Şahsen bunu da pek beceremediğim için resim ile devam etmiyorum.

10. Sanatınızı yaparken yaşadığınız bir dönüm noktası ya da “Aha!” anınız oldu mu? O anın ne kadar dönüştürücü olduğunu anlatabilir misiniz?

Bu her zaman olmuyor ama en son hatırladığım; Shirin Neshat'ın Land of Dreams sergisinde ve Marina Abramovic’in Akış/Flux sergisindeki video çalışmalarını izlerken bu duyguyu yaşamıştım. O anın ne kadar dönüştürücü olduğunu anlatamam ama umarım bir gün gösterebilirim.

11. Sanatınızda kullandığınız renkler, şekiller ya da teknikler, kişisel hayatınızdaki bir izlenimi ya da duyguyu yansıtır mı?

Kesinlikle yansıtır. Özel hayatımda çalışmalarımdaki gibi steril bir beyazlık içinde veya santimlik bir düzen yaşamıyorum ama beynimin içinde o sterilliği ve düzeni her zaman arıyorum. Bunu da çalışmalarıma sıkça yansıtıyorum.

12. Sonuçlardan çok süreci sevdiğinizi söylediniz mi hiç? Yaratırken yaşadığınız o “kaybolma” duygusu, ne kadar size ait bir şey?

Bana çok ait bir şey; çünkü şu anda da devam ettiğim İnsan Yaratımları serisine başlamadan önce çok sıkıştığım ve çok sıkıştırdığım bir dönemdeydim. Bir şey anlatmam gerekiyor ama nasıl anlatırım bilmiyordum. Sonra eskiz olarak çıkardığım sonuçlar, gittikçe sürecimi de bana çok sevdirdi. Şu an sonucundan da sürecinden de çok keyif alıyorum.

13. Sanatınızı yaratırken içsel bir sesiniz sizi yönlendiriyor mu?

İç sesim beni her zaman yönlendiriyor; bu sadece bir ses olarak değil, bir eleştiri olarak da hep başımda. Yaparken çokça kendimi eleştiriyorum. O yüzden bir eleştiri aldığımda kötü de olsa şaşırmıyorum çünkü bunu en başta kendime ben söylemiş oluyorum. Sadece kimi zaman kendime yapıcı eleştiri yaptığımda değişiyorum, yapıcı eleştiri yapmadığımda da kulak asmamayı öğreniyorum.

14. İnsanlar genelde sanatınızı incelerken neyi hissediyorlar, size göre?

Geri dönüşlerde en çok fark ettiğim şey, izleyiciye önce gergin hissettirdiği ama aynı zamanda empati gibi sıcak bir alan sunması. Tam olarak ben de böyle hissettiğim için hissettiklerimi hissetmelerini seviyorum. İncelerken çok yönlendirmeyi tercih etmiyorum.

15. En sevdiğiniz 3 müzik?

Şu sıralar en çok dinlediğim şarkılar: Sevdaliza - On My Own, Michael Jackson - Break of Dawn ve Unloved - Danger.

16. En sevdiğiniz 3 kitap?

Rosi Braidotti - İnsan Sonrası, Patti Smith - M Treni, Luke Jennings - Kod Adı Villanelle.

17. En sevdiğiniz 3 aktivite?

Bilgisayar başında düşünmek, en sevdiğim dizileri tekrar tekrar izlemek, bir şeyleri söküp tekrar takmak veya takamamak.

18. Sanatta para var mı?

Para her şeyde var, sadece kuralını biz yazamıyoruz.

19. Yeni başlayacak kişilere önerileriniz nelerdir?

Sevgili eski atölye hocamın bana her zamanki önerisi: Dene.

← Tüm röportajlara dön© 2026 Flaneuse Mag