Flaneuse
AKIŞSANATÇILARRÖPORTAJLARSERGIDERGI
AKIŞSANATÇILARRÖPORTAJLARSERGIDERGI
about
← Tüm röportajlara dön
Sanatçı Profili →
The Forum — Röportaj

Sezgisel Bir Akış: Deniz Kireç ile İç Dünyanın Renkleri Üzerine

Ressam ve akademisyen Deniz Kireç, siyah, beyaz ve altının hakimiyetindeki dışavurumcu dünyasının kapılarını aralıyor. Sanatı bir "akış" hali olarak tanımlayan Kireç ile sezgisel üretim sürecini ve sembolizmin izlerini konuştuk.

Sanatçı mısınız?

Her zaman öne çıkaracağımız yeni yetenekler arıyoruz. Portföyünüzü editoryal ekibimize gönderin.

Flaneuse

Sanatçı röportajları, küratöryel yazılar, dijital sergiler ve bağımsız editoryal dosyalar sunan iki dilli çağdaş sanat platformu.

  • HAKKIMIZDA
  • GİZLİLİK POLİTİKASI

© 2026 FLANEUSE MAG. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.

KULLANIM KOŞULLARI
2 Mayıs 2026
Deniz Kireç
Sezgisel Bir Akış: Deniz Kireç ile İç Dünyanın Renkleri Üzerine
Interview — Deniz Kireç
(01) SanatçıDeniz Kireç
(02) Detaylar
May 2, 2026
ResimEkspresyonizmSembolizmÇağdaş Sanatröportajkadın sanatçılar
(03) Paylaş

Deniz Kirec: “Sanat, İç Dünyamı Yansıttığım Bir İfade Biçimi”

1- Kendinizden biraz kısaca bahsedebilir misiniz?
Merhaba. Adım Deniz Kirec. Akademisyen ve ressamım, Şişli’de ikamet etmekteyim. Lisansımı Mimar Sinan Üniversitesi’nde, yüksek lisansımı Parsons School of Design’da ve doktoramı Işık Üniversitesi’nde tamamladım.
2- Tarzınızı biraz tanımlar mısınız? (Sanatsal olarak)
Resimlerimde dışavurumcu ve sembolist bir tarz var. Siyah, beyaz ve altın renklerini yoğun olarak kullanıyorum.
3- Sanat kaçış yolu mu yoksa daha çok bir ifade biçimi mi?
Sanat benim için bir ifade biçimi. Kendimi rahat ettiğim ve iç dünyamı yansıttığım bir alan.
4- Hiçbir zaman tamamlanmadığını hissettiğiniz bir işiniz oldu mu? Yoksa “tamamlanmış” bir eser nasıl olmalı?
Tamamlanmadığını hissettiğim bir işim olmadı ama daha hafif hissettiğim çalışmalarım oldu. Bu yüzden ikinci koleksiyon daha hafif diyebilirim.Tamamlanmış bir eser benim için sanatçının baktığı zaman hissettiği bir şeydir, bunun kesin bir formülü yok.
5- Geçmişte size ilham veren biri var mıydı? Belki bir dost, öğretmen, aile vs.?
Geçmişte bana ilham veren benden yaşça büyük ve küçük birçok kişi oldu hayatımda. Resim yapmaya ortaokulda başladım ve ortaokul öğretmenimin her resmimi sınıfta asmasını hiç unutamam. Atölye hocalarım ve doktora hocalarım da benim için çok değerli ve ilham verici oldular.
6- Sanatınızı yaratırken yalnız kalmayı mı tercih ediyorsunuz?
Sanatımı yaratırken açıkçası yalnız kalmayı çok tercih ederim.
7- Yaşamınızdaki herhangi bir dönem sanatsal perspektifinize yeni bir bakış açısı kazandırdı mı?
Yaşamımda bazı dönüm noktaları sanatsal perspektifime yeni bakış açıları kazandırdı. Özellikle renk kullanımı konusunda etkili oldular.
8- Son zamanlarda sizi etkileyen bir film ya da kitap oldu mu? Sanatınızı nasıl etkilediğini düşündünüz mü?
Son zamanlarda beni etkileyen kitaplar arasında Anna Karenina, Görünmez Kentler ve Sanatın Öyküsü var.
9- Resimle ilgili öğrendiğiniz en tuhaf şey ne oldu?
(Bu soruya doğrudan bir cevap verilmemiş.)
10- Sanatınızı yaparken yaşadığınız bir dönüm noktası ya da “Aha!” anınız oldu mu?
Açıkçası bence sonuç zaten sürecin kendisi. Flow dediğimiz, yaratırken zamanı unutma ve yoğun konsantrasyon hali bana çok ait bir durum. Hiperaktivitem olduğu için yaptığım şeyi seviyorsam saatlerce hiç durmadan çalışabiliyorum.
11- Sanatınızda kullandığınız renkler, şekiller ya da teknikler kişisel hayatınızdaki bir izlenimi ya da duyguyu yansıtır mı?
Yaşamımdaki bazı dönemler ve deneyimler özellikle renk kullanımı konusunda çalışmalarımı etkiledi.
12- Sonuçlardan çok süreci sevdiğinizi söylediniz mi hiç?
Evet, sonuç aslında sürecin kendisi. Yaratırken yaşanan o “flow” hali, zamanı unutma ve tamamen işe odaklanma durumu benim için çok güçlü bir deneyim.
13- Sanatınızı yaratırken içsel bir sesiniz sizi yönlendiriyor mu?
Evet. Çalışmalarımda sezgi her zaman vardır. İnteraktif painting dediğimiz sezgisel bir çalışma tarzım var. Planlama yapmadan ya da eskiz hazırlamadan, resimlerim tamamen tuval üzerinde şekillenir.
14- İnsanlar genelde sanatınızı incelerken ne hissediyorlar sizce?
Sanırım herkes bir sanat eserine baktığında kendinden, deneyimlerinden ve hatta travmalarından bir parça bulur. Benim en hoşuma giden anlardan biri, bir sergide arkadaşımın yedi yaşındaki oğlunun resimlerime uzun uzun bakıp oldukça entelektüel yorumlar yapmasıydı.
15- En sevdiğiniz 3 müzik
Caz, blues ve klasik müzik. Hatta bir dönem Boğaziçi Caz Orkestrası’nda da bulundum.
16- En sevdiğiniz 3 kitap
Anna Karenina, Görünmez Kentler ve Sanatın Öyküsü.
17- En sevdiğiniz 3 yemek
Spagetti, sarma ve sushi.
18- En sevdiğiniz 3 aktivite
Şarkı söylemek, resim yapmak ve dans etmek.
19- En sevdiğiniz 3 şehir
Paris, Venedik ve Çanakkale.
20- Sanatta para var mı?
Sanat aynı zamanda bir yatırım aracıdır. Bundan on yıl önce daha çok yabancı yatırımcılar vardı. Sonrasında İstanbul’daki bazı bölgelerde devlet teşvikleriyle renovasyonlar yapıldı ve sanat piyasası giderek değişip gelişti.Bence her alanda olduğu gibi, şanslıysanız ve para kazanmayı biliyorsanız her zaman para vardır. Para kazanmak kadar o parayı doğru değerlendirmek ve doğru yatırımlar yapmak da çok önemlidir.Sanatta da para var. Ancak küçük düşünmemek, kaliteli malzeme kullanmak ve kaliteli isimlerle çalışmak bu konuda çok önemli. Seçici olmak gerekir.
21- Yeni başlayacak kişilere önerileriniz
Bunun bir yolculuk ve süreç olduğunu her zaman akıllarında tutmaları gerekir. Son derece sabırlı olmalı, doğru ve hedef odaklı çalışmalı, ulaşmak istedikleri şeyi net bir şekilde belirlemelidirler. En önemlisi de çabuk vazgeçmemeliler.

← Tüm röportajlara dön© 2026 Flaneuse Mag